Beklenmeyene Hazır Olmak
Beklenmeyene Hazır Olmak
Yüzyıllarca Avrupalılar, dünyadaki tüm kuğuların beyaz olduğuna inanıyordu; bu, o güne kadar yapılan bütün gözlemlerle uyumluydu. Ama 17. yüzyılın sonlarında Avustralya'da siyah kuğuların görülmesi, yıllardır doğru sanılan bir varsayımın tek bir gözlemle nasıl çürüyebileceğini gösterdi.
Finans yazarı Nassim Nicholas Taleb bu metaforu risk dünyasına taşıdı. "Siyah Kuğu" bugün, son derece düşük olasılıklı görünen ama gerçekleştiğinde çok büyük sonuçlar doğuran ve olaydan sonra "zaten belliydi" denen türden gelişmeleri tanımlıyor.
Bir olayın Siyah Kuğu sayılması için üç şey bir arada bulunmalı;
- önceden güvenilir şekilde tahmin edilememesi,
- gerçekleştiğinde olağanüstü büyük bir etki yaratması ve
- olay sonrasında insanların onu açıklayan nedenleri kolayca sıralayıp sanki baştan öngörülebilirmiş gibi düşünmeye başlaması.
Burada önemli bir ayrım var; büyük bir kriz yaşanması tek başına o olayı Siyah Kuğu yapmaz, olayın ne kadar öngörülebilir olduğu da kavramın önemli bir parçasıdır.
Tahmin Yerine Hazırlıklı Olmak
Piyasaları anlamak için kullanılan istatistiksel modeller, doğal olarak geçmişte gözlemlenmiş verilerle sınırlıdır; daha önce hiç yaşanmamış bir gelişme ortaya çıktığında bu modeller yetersiz kalabilir. Bu yüzden risk yönetiminin amacı sadece geleceği tahmin etmek olamaz; asıl amaç, tahmin edilemeyen bir durumda bile ayakta kalabilecek bir yapı kurmaktır.
Sermayeyi tek bir şirkete ya da sektöre yoğunlaştırmak, yüksek kaldıraç kullanmak ya da sadece olumlu senaryolara göre hareket etmek, bu yapıyı beklenmedik şoklara karşı daha kırılgan hale getirebilir.
Çeşitlendirme burada sadece yatırım sayısını artırmak değil, farklı risklere sahip varlıkları bir araya getirmek anlamına gelir; aynı risk faktörüne maruz kalan çok sayıda yatırım, görünüşte çeşitlendirilmiş olsa da aslında tek bir riskin tekrarı olabilir.
Benzer şekilde, portföyün bir kısmında likit varlık, yani gerektiğinde hızlıca nakde çevrilebilen varlıklar bulundurmak, kriz anında zorunlu satışa düşme riskini azaltabilir. Bir şirketin bilanço yapısı, borçluluk seviyesi ve nakit üretme kapasitesi de kriz dönemindeki dayanıklılığına dair önemli ipuçları taşır.
Taleb'in "antifrajilite" adını verdiği fikir de bundan bir adım öteye geçer; sadece şoklara dayanmayı değil, belirsizlik ve değişimden güçlenerek çıkabilmeyi anlatır. Bazı şirketler krizden sadece daha az zararla değil, rakipleri zayıflarken pazar payını büyüterek daha güçlü de çıkabilir. Siyah Kuğuların ne zaman geleceğini önceden bilmek mümkün değil.
Ama bir şirketin ya da portföyün böyle bir şoka karşı ne kadar hazırlıklı olduğunu değerlendirmek mümkün; asıl önemli olan, hangi senaryonun gerçekleşeceğini bilmediğin anlarda bile doğru soruları sorabilmektir.
Hissedar ile Hazırlıklı Olmak
Beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olmak için şirketlerin finansal dayanıklılığını incelemek Hissedar ile çok kolay!
- Şirketlerin borçluluk, nakit pozisyonu ve finansal yapısını şirket bilançoları ve güncel haberleri üzerinden inceleyebilirsin.
- Farklı sektörlerdeki şirketleri izleme listene ekleyerek çeşitlendirilmiş bir takip oluşturabilirsin.
- Şirketlerle ilgili önemli gelişmeleri KAP duyuruları üzerinden takip edebilirsin.