Hissedar
Hissedar | Hisse: Al-Sat IKON Menkul Değerler A.Ş.

Ellsberg Paradoksu: Belirsizlikten Kaçınma

Ellsberg Paradoksu: Belirsizlikten Kaçınma

Ekonomist Daniel Ellsberg, insanların belirsizliğe karşı nasıl davrandığını test etmek için basit ama düşündürücü bir deney tasarladı.

Deneyde katılımcıların önüne 90 toptan oluşan tek bir kavanoz konuyordu. Kavanozdaki 30 topun kırmızı olduğu kesin olarak biliniyordu. Geriye kalan 60 top ise siyah ve sarıydı, ama bu ikisinin oranı hiç açıklanmıyordu; hepsi siyah da olabilirdi, hepsi sarı da, ya da herhangi bir dağılım da.

Katılımcılara önce şu seçim sunuluyordu: kırmızı bir top çekme ihtimaline mi (kesin olarak üçte bir), yoksa siyah bir top çekme ihtimaline mi (bilinmeyen, sıfır ile üçte iki arasında herhangi bir değer olabilir) seçim yapmak isterlerdi? 

Büyük çoğunluk, oranı belirsiz olan siyahı değil, oranı kesin bilinen kırmızıyı tercih etti.

Asıl çarpıcı kısım ikinci bir soruyla ortaya çıkıyordu.
Bu kez katılımcılara "kırmızı veya sarı" mı, yoksa "siyah veya sarı" bir top çekmek istedikleri soruluyordu. Bu sefer çoğunluk, ilk turda kaçındığı "siyah"ın bu kez içinde olduğu "siyah veya sarı" seçeneğini tercih etti. 

Bu iki tercih matematiksel olarak birbiriyle çelişiyordu; çünkü her iki durumda da değişen tek şey sarı topun hangi seçeneğe eklendiğiydi, bu da mantıken kırmızı-siyah tercihini etkilememesi gerekiyordu. İnsanları yönlendiren şey gerçek olasılık hesabı değil, belirsizlikten duydukları rahatsızlıktı.

Bilinmeyen Sektörden Kaçınmak

Bu eğilim, yatırım dünyasında da kendini gösterir. Bir yatırımcı, iyi tanıdığı bir sektördeki orta düzeyde riskli bir şirketi, hiç tanımadığı ama aslında benzer ya da daha düşük riskli olabilecek başka bir sektördeki şirkete tercih edebilir. Bu tercih, gerçek risk hesabından çok, belirsizliğin kendisinden duyulan rahatsızlıktan kaynaklanır.

Örneğin bir yatırımcı, uzun yıllardır yakından takip ettiği bir perakende şirketinin risklerini kolayca sıralayabilir; rekabet, kira maliyetleri, tüketici harcamaları gibi. Ama hiç bilmediği bir teknoloji ya da enerji şirketi söz konusu olduğunda, riskleri net olarak tanımlayamadığı için o şirketi daha "tehlikeli" hissedebilir; oysa gerçekte iki şirketin taşıdığı risk düzeyi birbirine yakın, hatta ikincisi daha düşük olabilir.

Ellsberg'in deneyindeki gibi, burada asıl belirleyici olan gerçek risk farkı değil, bilinmezlikten duyulan rahatsızlıktır. Bu eğilim sonraki yıllarda ekonomistler tarafından "belirsizlikten kaçınma" (ambiguity aversion) adıyla literatüre kazandırıldı.

Ellsberg'in altmış yıl önce ortaya koyduğu bu paradoks, bugün hâlâ davranışsal ekonominin temel bulgularından biri. Bir yatırımı değerlendirirken, o yatırımın gerçek riskini mi yoksa sadece ne kadar "tanıdık" olduğunu mu tartıyoruz sorusu, kendi kendine sormaya değer bir soru.

Hissedar ile Tanı!

Belirsizlikten kaçınmak yerine, tanımadığın bir şirketi de somut verilerle tanımak Hissedar ile çok kolay!

  • Daha önce hiç incelemediğin sektörlerdeki şirketleri, şirket kartları üzerinden detaylıca inceleyebilirsin.
  • Şirketlerin resmi açıklamalarını KAP duyuruları üzerinden takip ederek, tanımadığın bir şirketi de somut verilerle tanıyabilirsin.
  • İlgilendiğin şirketleri izleme listene ekleyerek, zaman içinde daha yakından takip edebilirsin.

 

IKON Menkul Değerler Logo

Yatırım için aradığınız her şey!

Arama Sonuçları ( Sonuç Gösteriliyor)