Hisse Senedi Şemsiye Fonları
Hisse Senedi Şemsiye Fonları
Birçok yatırım aracı bulunsa da, hisse senetleri uzun vadede değer yaratma potansiyeli sayesinde her zaman öne çıkar. Yine de doğru şirketleri seçmek, makroekonomik döngüleri doğru okumak ve piyasa dalgalanmalarını yönetmek ciddi bir uzmanlık ister. Yatırım fonları ise yatırımcıları bu karmaşık süreçlerin büyük kısmından uzak tutarak profesyonel bir yapı sunar. Mevzuat gereği bu fonlar belirli “şemsiye” yapılar altında sınıflandırılır; bunların en dinamik örneklerinden biri de hisse senedi şemsiye fonlarıdır.
Şemsiye Fon Yapısı Nedir?
Şemsiye fon yapısı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleriyle oluşturulmuş; tek bir ana içtüzük altında birden fazla alt fon kurulmasına imkân veren koruyucu bir hukuki çerçevedir. Hisse senedi şemsiye fonları da, stratejisini ağırlıklı olarak ortaklık payları (hisse senetleri) üzerine kuran fonların yer aldığı gruptur. SPK düzenlemelerine göre bu çatı altındaki bir fonun toplam değerinin en az %80’inin, sürekli olarak yerli veya yabancı hisse senetlerinde değerlendirilmesi gerekir.
Bu fonların en belirgin özelliği, hisse senedi piyasalarının doğasında bulunan dalgalanmayı (volatiliteyi) portföylerinde taşımalarıdır. Bu yüzden 1’den 7’ye uzanan risk ölçeğinde genellikle 6 veya 7 gibi yüksek risk grubunda yer alırlar. Ancak bu risk, profesyonel portföy yöneticileri tarafından; piyasa endekslerini (karşılaştırma ölçütünü) aşmak hedefiyle yapılan titiz temel ve teknik analizlerle yönetilmeye çalışılır. Ayrıca farklı sektörlerden şirketleri aynı portföyde bir araya getirerek, yatırımcının tek bir şirkete bağlı kalmasından doğan riski önemli ölçüde dağıtırlar.
Hisse senedi şemsiye fonlarına bağlı “Hisse Senedi Yoğun Fon” statüsündeki fonların yerel piyasadaki öne çıkan avantajlarından biri de vergilendirmedir. İlgili yasal düzenlemeler kapsamında, portföyünün %80’inden fazlası sürekli olarak Borsa İstanbul’da işlem gören şirket paylarından oluşan yatırım fonlarının getirilerinde çoğu durumda sıfır stopaj (vergi kesintisi) uygulanır. Bu da yatırımın maliyet etkinliğini artıran önemli bir unsurdur.
Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, hisse senedi şemsiye fonlarını portföye dahil ederken kısa vadeli fiyat hareketlerinden çok makroekonomik verileri dikkate alan; orta ve uzun vadeli bir bakış açısı benimsemek daha rasyonel bir yaklaşım olacaktır.
"Siz de portföyünüzü profesyonelce yönetmek ve Türkiye’deki tüm yatırım fonlarına tek noktadan ulaşmak isterseniz, Hissedar uygulaması üzerinden TEFAS fon işlemlerinizi saniyeler içinde gerçekleştirebilirsiniz."